Haber: Buse ÖZBEY
(ANKARA) – Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın, Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen maden kazasında hayatını kaybeden Uğur Yıldız’ın babası Ali Ekber Yıldız’dan duruşma sonrası yaptığı açıklamalar nedeniyle şikayetçi olduğu öğrenildi. Bu şikayet üzerine baba Yıldız ifadeye çağrıldı. Yıldırım’ın şikayetçi olmasına tepki gösteren Uğur Yıldız’ın kız kardeşi Duygu Yıldız, “Ağabeyim ve dokuz madenci katledildi. Eğer siz devlet olarak orayı denetleseydiniz ve kapasite artışına izin vermeseydiniz, bu insanlar hayatta olacaktı” şeklinde konuştu.
Uğur Yıldız’ın kardeşi Duygu Yıldız, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın şikayeti nedeniyle baba Ali Ekber Yıldız’ın ifadeye çağrıldığını belirtti.
Duygu Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
“İliç maden faciasının ardından mücadele veren tek aileyiz, biz Yıldız ailesiyiz. Babamı ifadeye çağırdılar; Binali Yıldırım’a söylediği sözlerden ötürü. Duruşmada video çekmiştim ve demiştim ki; ‘Bugün cumhurbaşkanına hakaret etsem, her gün gözaltına alırlar.’ Aynısı oldu. Babamın öfkesiyle ve acısıyla Binali Yıldırım’a bir şeyler söylediği için rahatsız olmuş ve şikayette bulunmuş. Binali Yıldırım’a sesleniyorum: Sadece babamı değil, beni ve annemi de ifadeye çağırın. Bizden de şikayetçi olun. Tutuklayın bizi, müebbet verin. Ne yaparsanız yapın, korkmuyoruz.
“İSTİYORLAR Kİ BU DAVANIN PEŞİNİ BIRAKALIM”
Bizi korkutmaya çalışıyorlar, susturmaya çalışıyorlar. İstiyorlar ki biz bu davanın peşini bırakmayalım. Adalet diye insanlara seslenmeyelim. Ama biz adalet arayışımızı sürdüreceğiz. Bu insanlar evlatlarını kaybetti; ben ağabeyimi kaybettim, 33 yaşındaki bir insan öldürüldü ama adalet yerini bulmuyor. Katillerden biri beş yıldızlı otelde kalıyor. Biz Binali Yıldırım’a acımızla ve öfkemizle söylediklerimizden dolayı ifadeye çağırılıyoruz.
Anagold Türkiye Genel Müdürü Cengiz Yalçın Demirci bir defa bile mahkemeye gelmedi. Onların gözünde eşit olmayabiliriz; bize her şey yapılabilir; ölebiliriz ya da tutuklanabiliriz ama yasada hepimiz eşitiz ve o haklarımız asla elimizden alınamaz. Bugün onların günü ama yarın devran döndüğünde biz bu adaletsizliklerin peşinden gideceğiz. Susmuyoruz, korkmuyoruz; bizi sindirmeye çalışıyorlar. Kaybedecek neyimiz var başka? Ne yapabilirsiniz bize? Evlatlarını 53 gün boyunca o toprağın altında çürüttünüz; bize başka ne yapabilirsiniz? Zaten bunu yaptınız! İşte insanlar bu kadar utanmaz ve kibirli olabilirler mi? Biz Binali Yıldırım’a nasıl bir söz söyleriz? Nasıl ondan bir şey çıkarabiliriz? Biz kimiz ki? Biz emekçiyiz, işçiyiz; mücadele veren yoksul aileleriz. Ona nasıl söz söyleyebiliriz? Bizim ne haddimize? Eşit yurttaşlarız, aynı haklara sahibiz! Eğer adalet istiyorsa ve adalet bu kadar hızlı ilerliyorsa o zaman madencinin katili için de adalet hızlı bir şekilde sağlanmalıdır! Tutuklayın bizi ama dokuz madencinin katillerini de tutuklayın! O zaman eşit olursunuz.
Evladımız öldü, evlatları öldü; sessiz kalsınlar mı? Kader desinler, fıtrat desinler… Ama bizim kaderimizde böyle bir anlayış yok! Katiller, sömürücüler ve emperyal şirketler ağabeyimi ve dokuz madenciyi katletti! Siz devlet olarak orayı denetleseydiniz veya kapasite artışına izin vermeseydiniz zaten bu insanlar hayatta olacaktı! Bunun utancı içinde yaşamanız gerekirken siz bu aileyi ifadeye çağırıyorsunuz ve şikayetçi oluyorsunuz! Hodri meydan!”
Anne Sevda Yıldız ise “Ben evlat kaybettim. Sizlerin bana bir can borcu değil iki can borcu var” dedi.